sakin arkadaslar sakinnn! burda ne kendimi pofpoflamaya nede baskalarini elestirmeye calisiyorum neyin ne oldugunu bende sizler kadar biliyorum dedim ya burasi sadece paylasim noktasi.
bir suredir is yogunludundan uzak kaldim. londradayim hala fakat toplanti oncesi biraz icimi dokeyim istedim fakat mademki gelen talepler dogrultusunda londradaki maceralarimdan bahsedeyim.
londra'da oldukca fazla turk var bilmeyenler icin soyleyim. bir is toplantisindan sonra covent garden'a gittik(istanbul'un taksimi) publar kis olmasina ragmen oldukca doluydu cumartesi gecesi... gorusmeleri yaptigimiz firmanin insan kaynaklari muduru oldukca guzel, egitimli, zeki bir hatundu. gozum bastan beri uzerindeydi ama benden buyuk olusu ve evli oldugunu duydugum icin uzak duruyordum. oda ne ama sohbet esnasinda 3 ay once bosandigini ogrendim. bu bir anda benim butun hareket ve yaklasimlarimi etkiledi ne kadar rahat olsamda evlilige saygim vardir uzak dururum cunku. herneyse oradaki muhabbetten sonra londraya bir sure gelemeyecegimi bahane ederek erken donmek istemedigimi ve eslik etmesini rica ettim gece bana. git gide konustugumuz konular derinlesiyor, kafalarimiz guzellesiyordu. beni private bir cluba goturdu. evliliginden ve yasadigi hayal kirikliklarindan bahsetti. belliki guven problemi yasiyordu suanda fakat bir yandanda bu boslugunu aslinda birilerine cok guvenerek gecirmek istiyordu. hep inandigim birsey vardirki bazen yabanci birisi daha guvenilirdir ve sanirim oda boyle dusunuyorduki cok ozel ve kendiyle alakali butun dusuncelerimi tepe taklak edebilecek seyleri bile paylasiyordu. iyice samimi olduktan ve mekanlarin kapanmaya baslamasindan sonra onu bu gece bir cilginlik yaparak otele davet ettim. hicbirsey yasamasam bile sohbeti ve samimiyeti bile hosuma gitmisti.
otele gelirken bir yandan hafif sekilde icmeye devam etmek icin bir sise pembe sarap aldik. odada sadece yatak basindaki isigimizi acip bir yandan sarabimizi yudumlarken tavana bakarak konusmaya devam ettik. neden bilmiyorum icimden ayaklarini opmek geldi. ve tavana bakmaya devam ederek ayaklarini opmek istiyorum dedim. bu benim icinde garip birseydi cunku daha once hic dokunmadigim, ayagini bile gormedigim birisinin ayaklarini opmeyi istemedim bugune kadar. saskin bir ifadeyle gulumsedi ve eteginin altindaki kulotlu corabini cikartti. ben isigi sondurerek ayaklarini opmeye basladim. ayaklari cok guzel ve yumusacikti bende hak ettigi degeri vermek icin yavas yavas opucukler kondurmaya basladim. nefes alisinin degistigini, karninda kasilmalarin basladigini fark ettim. bende heyecanlanmistim. daha dun tanistigim ve 2 gun sonra yine toplantim olan insanin ayaklarini opuyordum. isi almak icin memnunda birakmam gerek diyerek yavas yavas yukari cikmaya basladim. oda benim hareketlerime gore bacaklarini ayarliyor, devam etmemi istedigini dile getiriyordu. biraz daha yukari ciktiktan sonra ellerimi beline goturerek etegini acip cikarttim. basiklarini opmeye basladigimda oda bir yandan kafama tutarak saclarimla oynamaya basladi. hersey o dklardan sonra cok hizli gelismeye basladi fakat tenini o kadar begenmistimki sevismeyi uzun tutarak olabildigince opmek istiyordum. ustundeki herseyi cikartip sirtini, goguslerini, bacaklarini tekrar tekrar opmeye ve dokunmaya devam ettim. sonrasinda salgilanan hormonlara iyice yenik dustukten sonra beraber olduk. hersey cok guzeldi. bir yandan sarap iciyor bir yandan kalcalarini kavramis sekilde icinde gezmeye devam ediyordum. hic bitmesin istedim o an. bir an herseyden uzaklasmis kendimi o anin huzur ve butunlugune birakmistim. sonra dusta sevismeye devam ettik ve sabaha karsi yataga geri gelip sarilip uzandik. arkadan sarilarak uyumayi cok sevdigim icin arkadan sarilarak bir yandan konusup sizmayi bekledik. ben kendimi cok huzurlu hissettigimi dusunuyordumki bana birden "kendimi cok huzurlu ve guvende hissediyorum, bu cok nadir olur" dedi. garip olan benimde cinsel hayatim cok hareketli olmasina ragmen hic yapmadigim seyleri yapmistim orada ona.
buna benzer bir kac sozden sonra sarilip uyumaya devam ettik. belki bir daha oyle bir gece yasamayiz bile fakat onunda benim gibi o geceyi unutamayacagina eminim.
2 Mart 2009 Pazartesi
21 Şubat 2009 Cumartesi
sevişken blogcular 2
ilk yazıma neden bu kadar tepki geldiğini anlayamadım. herkes neredeyse kendi üzerine alınmış durumda. ego ve gurur herzamanki gibi ön plana alınmış durumda. bir erkeğe ihtiyaç duyan bir blog yazarı neden bu kadar korkunç buluyorki?
yalnızlık bu değilmidir zaten? birisine duyulan ihtiyaç doğrultusunda yokluğunda ortaya çıkan duygu degilmidir? yazıda kimse eleştirilmiyor. sadece bir durum özeti var. iki tarafın çektiği yalnızlığın belkide özlemlerin belki hayal kırıklıklarının sonucu olarak gelen sexden söz edililiyor. insan olmanın verdiği o acizlik hissiyatından. ve bu hissiyatın insana neler yaptırabildiğinden. alınılcak birşey yok yazı iyi yada kötüyü değil durumu anlatıyor sadece.
ıssız adam tribinden bahsedilmiş. ıssız adamlıktan kastınız aşık olup, aşka inanmayışımdan bunları yaşadığım ise eğer yanlış bir düşünce olmuş, benimkisi tam dersi aşka inanıp yaşayamadığımdan bunlara inanmaya inandırmaya çalışıyorum kendimi.
imla hatalarına gelince belkide tanınmamak, deşifre olmamak için yapıyorumdur.
yalnızlık bu değilmidir zaten? birisine duyulan ihtiyaç doğrultusunda yokluğunda ortaya çıkan duygu degilmidir? yazıda kimse eleştirilmiyor. sadece bir durum özeti var. iki tarafın çektiği yalnızlığın belkide özlemlerin belki hayal kırıklıklarının sonucu olarak gelen sexden söz edililiyor. insan olmanın verdiği o acizlik hissiyatından. ve bu hissiyatın insana neler yaptırabildiğinden. alınılcak birşey yok yazı iyi yada kötüyü değil durumu anlatıyor sadece.
ıssız adam tribinden bahsedilmiş. ıssız adamlıktan kastınız aşık olup, aşka inanmayışımdan bunları yaşadığım ise eğer yanlış bir düşünce olmuş, benimkisi tam dersi aşka inanıp yaşayamadığımdan bunlara inanmaya inandırmaya çalışıyorum kendimi.
imla hatalarına gelince belkide tanınmamak, deşifre olmamak için yapıyorumdur.
özlem
özlüyorum hemde çok. neyimi özlüyorum? ileriyi hiç düşünmeden sadece o anı yaşayabildiğim anları. sabah kalktığımda amacımın hedefimin olduğu günleri. paylaşacak birisi olduğu için hayatıma iyi birşeyleri sokmaya çalıştığım günlerimi. onun kokusunu, saçlarını, parmaklarını, gece koynuna sokuluşlarımı, kolumun altına girip kendini sevdirişlerini, çılgınlarımızı, hatta kavgalarımızı, suskunluklarını, sevişirkenki o utangaç yüzünü, seviştikten sonra yüzündeki gülümsemeyi, lanet olsun acıyla beslenerek herşeyi özlüyorum.
16 Şubat 2009 Pazartesi
Sevişken blog kızları
bu blog yazarları gerçekten yalnızlıktan ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. hangi blog yazarına el atsan sevişmeye hazır. bir yalnızlıkki her uzanan eli kolundan tutup çekmeye hazır gibiler.
hayatıma çok fazla kadın girdi bugüne kadar fakat eskiden daha romantik ve oynaşmalı takılırken artık bu süreç bile sıkıcı ve gereksiz geliyor. ruhumun bir yerlerinde çok kırgın oluşu beni belkide hayattan ve değersiz şeylerden öc almaya itiyor.
geçenlerde bir blog yazarıyla daha buluştuk. gece evine gittim. kendisi entellektüel takılan, dünya düzenine karşı, hayatı bohem yaşayan bir arkadaşımız. belki hayat üstünede biraz entellektüel konulardan konuşursak kafam dağılır diye düşünmüştüm. fakat oda ne eve bir gittim ki sadece düşünceleri değil yaşayış tarzıda öyleymiş. neyse sosyalist gencimiz tabikide şarap vs yerine bira takılıyordu. bizde eşlik ettik 3 5 bira biraz hayat, siyaset, felsefe konuştuktan sonra 5 gibi hadi uyuyalım artık dedim. yataga uzandık henüz bi yanaşma olmamıştı ama ordan eli boş çıkma ihtimalimde yoktu.
girdik sıcak yataga, çoraplarını çıkartmadı. çoraplarını çıkarttıktan sonra tutup sarıldım. bunun üstüne kalktı içeri gitti geri geldiğinde südyenini çıkarttığını fark ettim. artık iş kesinleşmişti. yavaş yavaş elimi vucudunda gezdirirken bir yandanda üstündekileri çıkartıyordum. fakat ne bir heyecan, nede bir arzu vardı sadece yapmış olmak için yapıyordum. onun nefes alışları hızlanıyor, bir yandan boynumu öpmeye ve saçlarımı çekiştirmeye başlamıştı. sonrası malum, benim olaydaki hissiyatsızlığımdan dolayı fazla uzun süren bir sevişme oldu. sonrasında uyumadan oradan uzaklaştım.
yalnızlık zor valla öyle kemirmiş durumdaki insanlarımızı asla yapmayacakları şeyleri yapıyorlar. üzülüyorum.
bu insanlığın sonunu hayır eyle yarabbim. sıcaklığı bulmak uğruna ruhlarını parçaladıklarının farkında bile değiller.
hayatıma çok fazla kadın girdi bugüne kadar fakat eskiden daha romantik ve oynaşmalı takılırken artık bu süreç bile sıkıcı ve gereksiz geliyor. ruhumun bir yerlerinde çok kırgın oluşu beni belkide hayattan ve değersiz şeylerden öc almaya itiyor.
geçenlerde bir blog yazarıyla daha buluştuk. gece evine gittim. kendisi entellektüel takılan, dünya düzenine karşı, hayatı bohem yaşayan bir arkadaşımız. belki hayat üstünede biraz entellektüel konulardan konuşursak kafam dağılır diye düşünmüştüm. fakat oda ne eve bir gittim ki sadece düşünceleri değil yaşayış tarzıda öyleymiş. neyse sosyalist gencimiz tabikide şarap vs yerine bira takılıyordu. bizde eşlik ettik 3 5 bira biraz hayat, siyaset, felsefe konuştuktan sonra 5 gibi hadi uyuyalım artık dedim. yataga uzandık henüz bi yanaşma olmamıştı ama ordan eli boş çıkma ihtimalimde yoktu.
girdik sıcak yataga, çoraplarını çıkartmadı. çoraplarını çıkarttıktan sonra tutup sarıldım. bunun üstüne kalktı içeri gitti geri geldiğinde südyenini çıkarttığını fark ettim. artık iş kesinleşmişti. yavaş yavaş elimi vucudunda gezdirirken bir yandanda üstündekileri çıkartıyordum. fakat ne bir heyecan, nede bir arzu vardı sadece yapmış olmak için yapıyordum. onun nefes alışları hızlanıyor, bir yandan boynumu öpmeye ve saçlarımı çekiştirmeye başlamıştı. sonrası malum, benim olaydaki hissiyatsızlığımdan dolayı fazla uzun süren bir sevişme oldu. sonrasında uyumadan oradan uzaklaştım.
yalnızlık zor valla öyle kemirmiş durumdaki insanlarımızı asla yapmayacakları şeyleri yapıyorlar. üzülüyorum.
bu insanlığın sonunu hayır eyle yarabbim. sıcaklığı bulmak uğruna ruhlarını parçaladıklarının farkında bile değiller.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
